Return to site

Açlığın 100. Günü

solfasol/buse kaynarkaya/öcc/can mengilibörü

17 Haziran 2017

Fotoğraf: n.a.

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın açlık grevleri 16 Haziran 2017 itibariyle 100. gününü geride bıraktı. Açlık grevinin ölümcül aşamaya geldiğine dikkat çekilerek direnişçilerin taleplerinin karşılanması için Ankara'da gün boyu eylemler yapıldı.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 120 gün boyunca işlerine geri dönme talebiyle Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Heykeli önünde oturma eylemi yaptıktan sonra açlık grevine başlamışlar, 22 Mayıs 2017 gece yarısı açlık grevi 75. günündeyken evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmışlar, ertesi gün çıkarıldıkları mahkemede tutuklanarak Sincan Cezaevi’ne gönderilmişlerdi. Avukat Engin Gökoğlu’nun direnişçilerin sağlık durumlarına ilişkin BBC’den Selin Girit’e dün yaptığı açıklama şu şekilde:

"Nuriye artık bizim görüşlerimize tekerlekli sandalyeyle geliyor. Normalde avukat görüşleri hücrelerinden çıkıp yürüyerek geldikleri bir yer. Ama artık bir destek olmaksızın, bir gardiyan refakati olmaksızın, tekerlekli sandalyeye binmeksizin asla yürüyüp gelemiyor. Çok ağrı çektiğini, kaslarında ağrı olduğunu söylüyor. Önceleri savunmasına yönelik notlar alıyordu. İki gün önce gördüğümüzde kalem bile tutamaz haldeydi. Semih Hoca, Nuriye'ye göre biraz daha iyi. Görüş alanına yürüyerek gidip gelebiliyor ama onun da ağız içinde yaralar var. Onlar iyileşmedi hâlâ. Nuriye gün boyu yatakta. Tuvalete çıkamıyor artık. 46 kiloya düştü. Sağlık durumu gittikçe kötüleşiyor. Zihni açık, morali yerinde ama acılar çekiyor. Nuriye Hoca yatağa bağımlı. Semih açısından da bu süreç çok yakın. Bu durum ilerlerse daha başka yıkımlar olacaktır."

İHD: “Yaşamları tehlike altında”

Dün Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'nın açlık grevinin 100. günüydü. İnsan Hakları Derneği (İHD), 11:00’de Mithatpaşa Caddesi’ndeki postaneden Başbakanlığa faks gönderdi. Gönderilen faksta şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığına

 

OHAL KHK’leri ile kamu görevinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, bu durumu protesto etmek ve işlerine geri dönebilmek için 100 gündür açlık grevindeler.

 

Nuriye ve Semih, ihraç edildikten sonra 9 Kasım 2016 tarihinde Ankara Yüksel Caddesi’nde protesto açıklamalarına başlamış, bu protestolara daha sonra ihraç edilen Veli Saçılık, Acun Karadağ, Mehmet Dersulu ve Esra Özakça da dahil olmuştur. Bu kişiler 220 gündür KHK ihraçlarına karşı açıklama yapmakta, açıklamalarında sadece işlerine iade edilmelerini talep etmektedirler. Buna karşın, Ankara polisinin bu kişilere yönelik müdahaleleri işkence ve kötü muamele boyutuna ulaşmış ve özellikle hedef göstererek Veli Saçılık ve Acun Karadağ’a plastik mermiler sıkılması kamuoyunda infiale neden olmuştur.

 

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işlerine geri dönmek için yaptıkları açıklamalar, demokratik eylem ve etkinlikler sonuç vermeyince ve sık sık polis müdahalesi ve haksız gözaltı ile karşılanınca 9 Mart 2017 tarihinden itibaren açlık grevi başlatma kararı almışlardır.

 

Bu süre içerisinde sayısız kere gözaltına alınmış ve haklarında Kabahatler Kanunu ile 2911 sayılı kanuna muhalefetten birçok kere işlem yapılmıştır.

 

Nuriye ve Semih’in direniş ve açlık grevini kararlılıkla sürdürmeleri karşısında Ankara polisi bu kişileri yasadışı silahlı örgütlerle ilişkili gibi göstermeye çalışmış, birkaç kere Terörle Mücadele Müdürlüğünün yasal işlem yapmasını Ankara Özel Savcılığı izin vermemiştir.

 

Ancak polisin ısrarı sonucunda Nuriye ve Semih, açlık grevinin 76. Gününde (23 Mayıs 2017) skandal bir gerekçe ile tutuklanmış ve halen cezaevinde tutulmaktadırlar. Nuriye ve Semih cezaevinde açlık grevlerini sürdürmektedirler. Semih’in tutuklanmasına tepki olarak eşi Esra ve annesi Sultan Özakça 25 gündür açlık grevlerini sürdürmektedirler.

Nuriye ve Semih sadece tek bir talep için demokratik direniş haklarını kullandılar ki o da işlerine geri dönmek. Bunun dışındaki iddia ve söylentiler ile ilgilenmemekteyiz.

 

Anayasa’nın 15. Maddesi’nin 2. Fıkrasındaki OHAL zamanında bile kısıtlanamayacak ‘masumiyet karinesi’ ile hiç kimsenin inancından, düşüncelerinden dolayı suçlanamayacağına dair temel güvenceler OHAL KHK’leri ile yerle bir edilmiştir. Nuriye ve Semih de düşünceleri nedeniyle ihraç edildiklerini düşünmektedirler. Bu durumda her ikisi için var olan Anayasal güvence ne için ihlal edilmiştir? Her ikisi de herhangi bir darbe teşebbüsüne karışmamıştır. Haklarında kesinleşmiş hiçbir mahkûmiyet hükmü bulunmamaktadır.

 

Nuriye ve Semih’in açlık grevinin 100. günündeki sağlık durumları oldukça kötüleşmiş ve yaşam hakları ciddi ve yakın tehlike altındadır. Hak savunucuları olarak bizler, her koşulda yaşam hakkını savunmaktayız. Nuriye ve Semih’in yaşam hakkının korunması iktidarın sorumluluğu altındadır. Nuriye ve Semih’in kamuoyuna açıklandığı gibi OHAL İnceleme Komisyonu’nun 23 Temmuz’dan sonra yapacağı incelemeyi bekleyecek zamanları yoktur. Bu nedenle iktidarın acilen bir iade KHK’si ya da komisyonun acil bir kararı ile görevlerine iadeleri sağlanmalıdır.

 

Nuriye ve Semih’in haksız bir şekilde kişi özgürlüğü hakkına aykırı olarak tutuklanmaları konusu ise başlı başına ayrı bir problemdir. Adalet Bakanlığının bu vahim hukuk hatasını gidermeye dönük girişimlerde bulunması gerekmektedir. İçişleri ve Dışişleri Bakanlarının daha yargılanması yapılmamış Nuriye ve Semih’le ilgili açıklamaları temel güvencelere aykırı olup bu yanlışlığın telafi edilmesi gerekmektedir.

 

İnsan hakları savunucuları, haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin en kısa zamanda tüm hakları ile birlikte kamu görevlerine iadesi için onlarla birlikte mücadelelerini sürdürecektir.

 

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ”

Yüksel Caddesi’nde her gün 13:30’da yapılan eylemde, hâlâ abluka altında bulunan İnsan Hakları Heykeli’nin önüne papatyalar bırakmak isteyen direnişçilere polis müdahale etti. Konur Sokak’a sürüklenen açlık grevcisi Nazife Onay ve direnişçi Nazan Bozkurt, oturma eylemine geçerek 18:00’deki eylem için çağrı yaptılar (1).

Biber gazı ve yeryüzü sofrası

Polis, akşamüstü alana gelen destekçi ve direnişçileri Konur Sokak boyunca sürdü. Polis ile eylemciler arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı, yapılan sert müdahale sonucunda Mahmut Konuk, Nazife Onay, Hakan Keskin, Armağan Özbaş, Şengül Özdemir, Betül Koca, Yasin Uğurer, Muratcan Uslu, Ömer Faruk Kök ve Sultan Yeliz Aydoğan gözaltına alındı. Gözaltılar gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Saat 19:00'da Sakarya Caddesi’nde Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'nın avukatları, müvekkillerinin mesajlarını okudular ve basın açıklaması yaptılar. Hukukta Sol Tavır Derneği ve Ankara Tabip Odası'nın da katılım gösterdiği basın açıklamasında: ''Ülkeyi zulüm ve adaletsizlikle yönetenler milyonları açlıkla terbiye etmeye çalışıyor. 100 binden fazla insanı bir gecede işinden, ekmeğinden edenler, herkes adaletsizliği sineye çeksin istiyorlar. İşte Nuriye ve Semih, direnmenin kıvılcımı, sembolü oldular sineye çekmediler. Tek başına dahi olsa her koşulda direnileceğini gösterdiler” ifadeleri yer aldı (2).

Saat 20:30'da Konur Sokak'ta yeryüzü sofrası kuruldu. Bu kez polisin herhangi bir müdahalesi olmadı. Semih Özakça'nın eşi Esra Özkan Özakça konuşma yaptı. Yemek sonrası Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya gönderilmek üzere toplu bir fotoğraf çektirildi.

Bu aşamada daha fazla beklenemez

Açlık grevinin geri dönülmez sonuçları olabileceği konusunda ulusal ve uluslararası tepkiler gösterilse de tutuklamanın ilk günlerinde yapılan suçlamalar dışında hükümet tarafında derin bir sessizlik hakim. OHAL Komisyonu’nun Temmuz’da başvuru almaya başlayacağı söyleniyor. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hakkında hazırlanan iddianame, 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş, dosyalar birleştirilmiş ve daha önce 31 Ekim olarak belirlenen duruşma tarihi 14 Eylül’e alınmıştı (3). Garo Paylan, dün mecliste yaptığı konuşmada bu tarihlerin bekleneceği bir durum olmadığına dikkat çekerek ivedilikle harekete geçilmesi gerektiğini belirtti:

Fotoğraflar: Can Mengilibörü

All Posts
×

Almost done…

We just sent you an email. Please click the link in the email to confirm your subscription!

OKSubscriptions powered by Strikingly