Return to site

Neşeli ve Politik; Collectif Medz Bazar Müziğiyle Ankara’da

Söyleşi: Z. Ömür Yılmaz

Neşe ve politika bir arada duymaya alışık olmadığımız iki kavram. Collectif Medz Bazar bunu müzikle yapmayı başarmış bir grup.

Collectif Medz Bazar, Fransa’da yaşayan Anadolu göçmeni ailelerin çocuklarının oluşturduğu bir müzik topluluğu. Ermeni ve Türk halk şarkılarını kendi tarzlarında yorumlayarak seslendiriyor ve aynı zamanda kendi bestelerini de yapıyorlar. Şimdiye kadar yayınlanmış iki albümleri var; Kokoreç (2014) ve Poshmanella (2017).

Bugün (12 Haziran) akşam saatlerinde EskiYeni Bar’da Paris’ten gelen misafirlerimiz var. Collectif Medz Bazar yaşadığımız coğrafyanın müzikleriyle karşımızda olacak. Bu fırsattan istifade, Paris’te kurulan ve yıllar içinde biriktirdiklerini iki albüm ve geniş bir repertuvarla Ankara’ya getiren bu neşeli ve politik grubu izlemek üzere biz de orada olacağız.

Ankara'ya hoşgeldiniz akşamki konserinizi merakla bekliyoruz. Öncelikle merak ettiğim, "Medz Bazar" ne anlama geliyor?

“Medz” Ermenice büyük demek, “bazar” ise bildiğimiz pazar. Medz Bazar kısaca büyük pazar anlamına geliyor. Bu ismi repertuarımızın çeşitliliğine ithafen koyduk.

"Collectif" kelimesi sizin için ne ifade ediyor? Adınızın başına bu kelimeyi eklemenizin bir anlamı var diye düşünüyorum.

Kolektif kelimesini kullanırken aslında ilk etapta daha müzik grubu olduğumuzdan bile haberimiz yoktu ☺ herkese açık daha çok müzik ağırlıklı bir sanat platformu gibi düşünmüştük. Zamanla kolektif üyeleri sabit bir müzik grubuna dönüştü. Kolektif kelimesini koruduk çünkü bir liderimiz yok ve her konuda ortak bir şekilde hareket etmeye gayret ediyoruz. Hem müzik yapma sürecinde hem diğer konularda birlikte karar almaya ortak bir paydada buluşmaya çabalıyoruz.

Collectif Medz Bazar'ın tanışma hikayesiyle devam edelim mi? Bu kadar farklı kökenlerden gelen müzik insanlarının bir araya gelmesi nasıl oldu?

Aslında bu bir araya gelişi biraz Paris sağladı. Paris’in birçok kültürü ve dolayısıyla bu kültürlerin müziklerini besleyen ve birbirine temas ettiren bir sanat şehri oluşu bizi bir araya getiren zemin. Ama tabii bizim yani diasporada yaşayan Ermenilerin ve Türklerin bir araya gelip müzik yapması bir tesadüf değil. Bu bir araya gelişte hem merak, hem özlem, hem bir arayış hem biraz da kaybedilen, yok edileni yeniden inşa etme çabası, en önemlisi de birlikte müzik yapma arzusu var. Ama planlanmadan spontane bir buluşma aynı zamanda o yüzden de ayrıca değerli. Bu arada hakkını yemeyelim, aramızda bir tane de Fransız arkadaş var, onun da başka kültürler ve müziklere olan merakı heyecanı kendisini Medz Bazar’ın içinde bulmasını sağladı diye düşünüyorum.

Grup tam olarak nasıl kuruldu derseniz, Peniche Anako adlı bir kültür sanat mekanında şimdi her ay yapılan « Jam Oriental » yani doğu müzikleri Jam Session’ının ilk nüvelerini atarken oluştu Medz Bazar. Etkinliğin açılışı için ufak bir konseri organize ederken birbirimizle tanıştık. Grupta kimisi zaten çocukluk arkadaşı, kimisi aynı ananın karnından (gülüyor) kimisi de bu etkinlik vesilesiyle ilk defa tanışan müzisyenler vardı. O konser için hazırladığımız birkaç parçalık repertuvarla başlayan heyecan hala devam ediyor.

Grup kurulurken nasıl bir yol izleme niyetindeydiniz, zamanla değişimler oldu mu?

Grup kurulurken aslında planlı hareket etmedik. Yukarıda bahsettiğim etkinlik için herkes bildiği türküyü şarkıyı getirdi, o zaman elimizde olan, çalmayı bildiğimiz enstrümanlarla kendimizce yorumlayarak bir konser verdik. Daha çok cover grubu olarak başladık, türküleri sevdiğimiz sakilde çalıp söylüyorduk, son birkaç yıldır buna ek olarak beste çalışmalarımız da var. Bir de tabi zamanla grubun müzikal kimliği daha bir yerine oturdu, söylemek istediklerimizi daha istediğimiz şekilde anlatır olduk.

Geleneksel şarkıları çok farklı müzik türleriyle, çok güzel şekillerde yorumluyorsunuz. Seslendireceğiniz şarkıları nasıl seçiyorsunuz?

Repertuvar seçimi herkesin sevdiği, çalmak ya da söylemek istediği türküyü şarkıyı gruba sunmasıyla oluşuyor. Deniyoruz, içimize sinerse ve her birimize bir şekilde dokunuyorsa koyuyoruz repertuvara.

Bunun yanında besteleriniz de var. Bestelerinizi üretirken sizi daha çok neler etkiliyor?

Besteler bizim yaşadıklarımızdan doğuyor aslında. Bize dokunan insanlar, olaylar şehirler, mekanlar yani kısaca hayatta bizi etkileyen ne varsa o da müziğimize yansıyor.

Kısaca şu anki grup üyelerini tanıtmanızı istesem…

Grup üyelerini kısaca sayarsam; Vahan Kerovpyan dohol, asma davul ve akordeon, Shushan Kerovpyan kontrabas, Sevana Tchakerian akordeon ve shevi, Marius Pibarot, keman, Ezgi Sevgi Can klarnet ve alto saksafon, Ela Nuroğlu asma davul ve perküsyon, Raffi Derderyan perküsyon çalıyor. Vokallerde hepimiz varız. Shushan ve Sevana daha çokça söylüyorlar.

Doğrudan politik denecek bir müzik yapmıyorsunuz ama Medz Bazar'ın varlığı ve ortaya koyduğu müziğin görüntüsü dahi kendi başına oldukça politik. Medz Bazar dinleyenlerine ne söylüyor?

Aslında müziğin söylediklerini en güzel müzik anlatır. Ama birkaç cümleyle söylersek, bu yukarıda bahsettiğim bir araya gelişin müziği Medz Bazar. Yok edilen terk ettirilen güzellikleri birlikte yeniden yaratma, birlikte üretme, birlikte müzik yapmaktan mutlu olmayı anlatıyor. Ve tabii ki bu mutluluğu dinleyenleriyle paylaşmayı umut ediyor.

İki albümünüz var: Kokoreç ve Poshmanella... İlk albümünüzle ikincisi arasında ne gibi müzikal değişimler yaşadınız, ya da yaşadınız mı?

İlk albümümüz daha çok bir arayış albümüydü. İkinci albüm hem müzikal, hem enstrüman seçimi hem aranjman olarak biraz daha kendimizi bulduğumuzu düşündüğümüz bir albüm ve tabii ilkine göre çok daha fazla beste var. Ama tabii bu değişimi asıl dinleyicilere sormak lazım!

Müzik yaşamınızı Fransa'da sürdürüyorsunuz. Konserleriniz daha çok Fransa'da mı oluyor, başka ülkelere de gidiyor musunuz? Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Daha çok Fransa’da ama birçok başka Avrupa ülkesinde ayrıca Amerika, Kanada,Türkiye ve Ermenistan’da konserler verdik. Tepkiler genelde olumlu, bizi eğlenceli buluyorlar. Bazı parçalarda sarkastik sözler var, derdimizi güldürerek anlatmamız insanların aradığı bir şey, o yüzden sanırım müziğimiz insanlara iyi geliyor.

Türkiye'ye ya da daha özel olarak Ankara'ya konser vermek için ilk gelişiniz mi? Daha önce bulunanlarınız oldu mu ya da, Ankara ile ilgili fikirleriniz neler?

Türkiye’de daha önce 2014 yazında bir turne gerçekleştirdik. Çok keyif aldığımız, çok şey öğrendiğimiz unutulmaz bir turneydi. İstanbul’da, Amed’de , Mardin’de, Dersim’de çaldık.Ankara’ya ilk defa gidiyoruz çalmaya, birçok dostumuz var Ankara’da o yüzden ayrıca heyecanlıyız. İstanbul’a göre dingin, daha kendi halinde oluşu bize iyi gelecek kanısındayız ve 12 Haziran’da Eski Yeni’ye Ankaralı tüm müzikseverler dostları heyecan ve sabırsızlıkla bekliyoruz!

TÜRKİYE TURNESİ PROGRAMI:

11 Haziran Pazartesi / İstanbul Cemiyet
https://www.facebook.com/events/175079986524037/

12 Haziran Salı / Ankara EskiyEni
https://www.facebook.com/events/606711519694395/

14-15-16 Haziran / Kabak Koyu Yerdeniz Kamp
https://www.facebook.com/events/231913830876241/

Daha fazla bilgi için ;

Web Sitesi : https://collectifmedzbazar.bandcamp.com/

Facebook’ta : https://www.facebook.com/CollectifMedzBazar/

Poshmanella (2016) Açık hava albüm kaydı belgeseli;

https://www.youtube.com/watch?v=jgLNuPt_sIE

Maksim Gorki Theater, Berlin (2018)

https://www.youtube.com/watch?v=N355PeG6_wE

All Posts
×

Almost done…

We just sent you an email. Please click the link in the email to confirm your subscription!

OKSubscriptions powered by Strikingly