Return to site

ODTÜ ve AOÇ’de Neler Oluyor? 

Buse Kaynarkaya

8 Ağustos 2017

"Ankaralının göz bebeği ormanı beton yollarla kesmeye, tilkiden tavşanına kadar Ankara'da yaşamak isteyen canlıların yaşam alanını parçalamaya kimsenin hakkı yok."

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi, 4 Ağustos’ta, ODTÜ ve AOÇ’de imara açılan arazilerle ilgili bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, doğal sit alanlarından otoyol geçirileceğine dair planların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandığı belirtiliyor ve yaklaşık 40 km2’lik bir alan üzerine kurulmuş %85’i orman olan ODTÜ kampüsü ile tarımsal bir geliştirme projesi olarak hayata geçirilmiş AOÇ’nin çevresi için yapılan bu planlar, kentteki yeşil alanlara bir saldırı olarak nitelendiriliyor.

ODTÜ Yolu, Eymir Yolu ve ODTÜ Tüneli

Eskişehir Yolu-Bilkent Kavşağı-İncek Bulvarı güzergâhında ilerleyen planda, ODTÜ arazisinin batısında, bir bölümü ODTÜ arazisi içinden geçecek biçimde planlanan 50 metre genişliğinde yeni bir yol öngörülüyor. ODTÜ sınırından yaklaşık 150-200 metre içeri girerek ODTÜ arazisi içinden 4.4 km boyunca geçecek şekilde planlanan bu yolun, İncek Bulvarı’na bağlantı sağlaması düşünülüyor. Yolun ODTÜ arazisinden geçen kısmı tescilli orman alanına denk geliyor, arazinin büyük bölümü 2. derece doğal sit alanı statüsünde ve Kültür Bakanlığı tarafından onaylı ODTÜ sit alanları paftasında "Olası Arkeolojik Sit Alanı" olarak yer alıyor.

Turan Güneş Bulvarı ile Güney Çevre Otoyolu bağlantısını sağlayacak olan planda, Eymir Gölü girişine yakın bölgede, viyadükler üzerinden geçecek 30 metre genişliğinde bir yol yapılması planlanıyor. Bu yolun iki tarafında bulunan açık alanlar orman ve doğal sit alanları, bölge Gölbaşı Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesinde yer alıyor.

Diğer plan, Bilkent Bulvarının 35 metreden 50 metreye genişlemesini, bu yol üzerindeki ODTÜ Tünel, şehir hastanesi yolu ve diğer yolların kavşak düzenlemesi ile ODTÜ Tünelinin güzergâh değişikliğini içeriyor. Planda şematik olarak gösterilen ODTÜ Tünelinin 736 metresi ve 14.168 m2 si 1. derece doğal sit alanı içerisinde kalıyor. 2015’te onaylanan ODTÜ Koruma Amaçlı İmar Planında yer alan, tünelin aç-kapa yöntemi kullanılmadan inşa edilmesi gerektiği yönündeki plan notu ise çıkarılmış durumda.

AOÇ Alanları ve Çevresi

AOÇ içerisine kavşak düzenlemeleri yapılan planda, Eskişehir Yolu-Sabancı Bulvarı-Ankara Bulvarını birbirine bağlayan iki adet 50 metre genişliğinde yeni yol tasarlanıyor ve Sabancı Bulvarı 50 m`ye genişletiliyor. Bu plan da 1. derece doğal ve tarihi sit alanlarını kapsıyor.

Melih Gökçek: “Ya yapacağız, ya yapacağız”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TRT Radyo Haber'de “Herkes Konuşuyor” programında Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve ODTÜ’yü “Ne yapsak karşılar” diyerek eleştirdi. ODTÜ’den geçen 1071 Malazgirt Bulvarı ve AOÇ’den geçen Ankara Bulvarı’nın trafiği rahatlattığını söyleyen Gökçek, yeni plandaki yollar ve bağlantıları anlatarak bunların Bilkent Şehir Hastanesi sebebiyle sıkışan Eskişehir Yolu trafiğine çözüm olacağını ifade etti: “Nasıl 1071 Malazgirt Bulvarı bitirildiyse, buralar da bitirilecek. Bizim başka çaremiz yok. Biz buralara konut, ticaret merkezi yapmayacağız. Halkın ihtiyacı olan yolu yapacağız. Bu yolları da ya yapacağız, ya yapacağız ve halkın hizmetine açacağız.”

Ne Olmuştu?

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 27 Kasım 2016 tarihli, 2372 sayılı meclis kararı ile Bilkent Şehir Hastanesi ulaşım güzergâhlarına ilişkin olarak 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan değişikliklerini onaylamıştı. Şehir Plancıları Odası, plan değişikliklerini “ulaşım ana planından azade hazırlanmış, herhangi bir bütüncül ulaşım yöntem ve yaklaşımı içermeyen, parçacı, beyhude bir trafik problemi çözme çabası olarak” değerlendirmiş ve yargıya taşımıştı.

Çizim: Erhan Muratoğlu

ODTÜ’lüler ne diyor?

 

Bu açıklamaların ardından forum düzenleyerek bir araya gelen ODTÜ öğrencileri, Şehir Plancıları Odası’nın konuya dair bilgilendirici sunumunun ardından neler yapabileceklerini konuştular. “ODTÜ Savunulmalıdır” adıyla açtıkları Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarıyla seslerini duyurmaya, bu durumun sadece ODTÜ ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasındaki bir husumet olmadığını anlatmaya çalışıyorlar.

 

Gazete Solfasol olarak ODTÜ’lülere fikirlerini sorduk. İstatistik bölümünde doktora yapan Ozan, mücadele vurgusu yaparak Ankara’nın pek çok sorunu olduğunu, bunlar çözülmeden yeni sorunların yaratıldığını söylüyor: "Hâlâ imar planı olmayan bir şehirde, ne hikmetse, plansız programsız şehircilik devam ediyor. Ciddi anlamda kampüsün doğasına, Ankara’nın yeşiline zarar verecek ve aslında halkın faydasına olmayacak bir yol planı ile mücadele etmek durumundayız. Bu yol planı için tartışmalı şehir hastanesinin bahane ediliyor olması da sorunun ayrı bir boyutu. Birilerinin lanse etmeye çalıştığı gibi mesele ‘İstemezuk’ demek değil, başta toplu taşıma gibi sorunlar çözülmeden yeni sorunlar yaratılmasının karşısında akıldan ve halktan yana bir tavır almaktır.”

 

100. Yıl İnisiyatifi’nden Nilgün Hanım, 30 yıldır Yüzüncü Yıl’da yaşıyor. ODTÜ yolu yapılmadan önce kente yakın ama sakin, doğayla iç içe bir mahallede yaşamanın kendisine ve diğer mahallelilere mutluluk verdiğini, yeni planların ekolojik bir yıkım olarak şehre geri döneceğini ifade ediyor: “Şu anda yapılması düşünülen yolun, mahallemizden ve ODTÜ’nün ortasından geçen yol yapılırken de sözü ediliyordu. Yapılmış olan yol, zaten hayatımızı her açıdan çok değiştirdi. Ormanla komşuyduk tel örgüyle ayrıldık ormandan. Tilkiler gelip geçerdi mahallemizden, şimdi tilkiler yok, kirpiler de azaldı. Korkunç bir araç yoğunluğu oldu, müteahhitler mahallede gezmeye başladı, kentsel dönüşüm lafları dolaşıyor. Yeşil, sessiz bir mahallemiz vardı, şimdi yaşadığımız alanı kaybetmenin sınırındayız. Bu yeni yol, her şeyi daha da kötü yapacak. ODTÜ ormanı ve AOÇ, Ankara’nın sayılı değerlerinden. Suyun toprağa karıştığı, nefes aldığımız, ekosistemi devam ettiren yerler. Yapılmış olan yolun da yeni yol planlarının da şehir hastanesi için yapıldığı söyleniyor. Muhtemelen bir sonraki aşamada yolun kenarındaki alanlar da imara açılacak.”

 

ODTÜ Çevre Mühendisliği bölümünde lisans, Biyoloji bölümünde yüksek lisans eğitimi almış olan Mustafa, ODTÜ ormanının kendisi ve Ankaralılar için önemini anlatarak bu planların gerçekleştirilmesine hiçbir şekilde geçit verilmeyeceğine inandığını söylüyor: “Okuldayken oryantiringle tanıştıktan sonra elimizde harita, ODTÜ ormanını bir ucundan ötekine koşma, yürüme, içinde kaybolma şansımız oldu. Beton kütlesinin içinde olduğumuzu unuttuk kısa bir süre için de olsa. Öğrencilik hayatı bitip Ankara sakini günlerine geçince de içimizdeki doğa ve orman özlemini gidermek için ilk başvuru kaynağımız oldu, olmaya devam ediyor ODTÜ ormanı. Açık havada koşmak istesen gideceğin; egzoz dumanına boğulmadan bisiklete binebileceğin (egzozu geçtik, koca Ankara'nın Çankırı kadar şehir içi bisiklet yolu yok zaten); eşin, dostun, arkadaşınla doğa yürüyüşüne çıkabileceğin; ilkbaharda bademini, dutunu, eriğini, sonbaharda alıcını, kuşburnunu tadabileceğin yegâne yaşam alanlarımızdan biri. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin acil görevi Ankara'nın keşmekeş trafiğine yeni bir hat daha çekerek ulaşımı çözümsüzlüğe kilitlemek ya da öyle Çubuk, Beynam ormanlarına el koyarak ‘kent ormanı’ yapma sahteciliğine kaçmak değil; ODTÜ ormanı gibi Ankaralının toplu taşıma ile gün içinde rahatlıkla ulaşıp doğada vakit geçirebileceği yeni kent ormanları yaratmak. Artık kendi gençliğini yetiştiren doğal bir ormana dönüşen ODTÜ ormanından biliyoruz ki böyle bir ormanının benzerini Ankara civarında oluşturmak en az 50-60 yıl sürer! Hal böyleyken, Ankaralının göz bebeği ormanı (alttan üstten) beton yollarla kesmeye, tilkiden tavşanına kadar Ankara'da yaşamak isteyen canlıların yaşam alanını parçalamaya kimsenin hakkı yok.

 

ODTÜ Makine Mühendisliği bölümü öğrencisi Tankut, ODTÜ'yü etkileyecek iki yol projesini anlatarak endişelerini dile getiriyor: “Aç-kapa tünel yapılması ODTÜ ormanı açısından çok ciddi bir tahribata yol açacak. Bu yeniden binlerce ağacın kesilmesi demek. Ayrıca yol inşaatı süresi boyunca kampus içerisinde sürekli hafriyat kamyonları trafiği olacak ve özellikle Eğitim Fakültesi ve Hazırlık için gürültü çok büyük bir problem yaratacak. İnşaat sürecinde daha önceki yol meselesinde gördüğümüz işçi yeleği giymiş ve yola karşı çıkanlara yoğun şiddet uygulayan kişilerle kampüs içerisinde sürekli yüz yüze gelme ihtimalimiz ise diğer endişemiz. Tabii en temel kaygımız pek çok ODTÜ'lünün emeğiyle var edilmiş ODTÜ ormanının akıbeti... ‘Hastaneye giden yola karşı çıkıyorlar’ şeklinde bir çarpıtma var. Bizim temel talebimiz o yolun aç-kapa yapılmadan tünel olarak inşa edilmesi. Bilkent tarafından geçecek yol ise ODTÜ Ormanı'na yaklaşık 200 metre kadar girecek. Geçeceği güzergâh itibariyle çok ciddi bir ekolojik tahribata neden olacak. Kaya sansarı, bazı sincap türleri gibi sadece ODTÜ ormanında kalan hayvan türleri bu coğrafyada tamamen yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Ayrıca ODTÜ ormanından uzun ince bir parçanın kopması, buranın sonraki süreçte kamulaştırılıp ranta açılması gibi bir durum çok olası; ODTÜ Ormanı manzaralı rezidanslar gibi… Hastaneye ulaşım gerekli tabii ancak bu da toplu taşımanın geliştirilmesiyle mümkün olur.”

 

Kaynak:

http://www.spo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=8376&tipi=3&sube=1#.WYl6IscjHIU

http://politeknik.org.tr/gokcekin-rant-hirsina-karsi-odtululer-harekete-gecti/

All Posts
×

Almost done…

We just sent you an email. Please click the link in the email to confirm your subscription!

OKSubscriptions powered by Strikingly