Return to site

Solfasol Forum

5-6 Kasım 2016

Solfasol’ün yıllık değerlendirme forumu 5-6 Kasım 2016 tarihlerinde Mimarlar Derneği ofisinde gerçekleşti. Bu toplantı tutanağından hallice yazı, iki gün boyunca dört ayrı oturumda konuşulanların notlarını tüm okuyucularla paylaşmak adına hazırlandı. Aşağıdaki notlarda yer almayan ama forum sırasında herkesi heyecanlandıran bir fikir, Ankara’ya dair bir ütopya sayısının hazırlanması fikri oldu. Bu karanlık ve boğucu zamanlarda hem hayal etmenin hem de o hayalleri inşa etmenin ilk adımı olduğunu hatırlamak hem de gönüllere/gönüllülere biraz ferahlık vermek için tüm Solfasol okuyucularının ve takipçilerinin katılımıyla hazırlanacak ütopik sayının duyurusunu bu vesileyle paylaşmış olalım.

Birinci Oturum: Solfasol’de Üretim ve İşleyişe Katılım

Forumun ilk oturumunda gazete içeriğinin ortak üretimi, üretim sürecine dair işleyişte katılımı arttırmak ve içeriği zenginleştirmek için yapılabilecekler konuşuldu. Bu konular diğer tüm oturumlara da ara ara taştı. Yanıt aranan sorular şunlar oldu:

Mevcut siyasi iklimde, editörsüzlük politikasını devam ettirmek mümkün müdür? Gönderilen içeriklere müdahale etmemenin ve bir nevi editörsüzlük politikası izlemenin Solfasol’ün karakterini belirleyen öğelerden biri olduğu ama mevcut durumda sorumluluğun üstlenilmesinin kaçınılmaz hale geldiği dile getirildi. Sorumluluk açısından içerik üretme süreçlerinin yeniden yapılandırılması gerekir mi ve bu yapılandırma nasıl olmalı konusu ön plana çıktı. Var olan, ayrımcılık, nefret suçu ve şiddet içermeme ilkelerinin her koşulda geçerli olması gerektiği belirtildi.

Solfasol’ün ana misyonunun kente dair bir dayanışma zemini sağlamak olduğu vurgulandı. Kent ölçekli iyi haberciliğin bu zamanlarda başlı başına önemli bir duruş olduğu söylendi. Solfasol’ün çalışma ve örgütlenme modelinin bir sivil toplum kuruluşuna benzediği ama STK değil, kent gazetesi refleksleriyle davranma arzusunun ağır bastığı ortaya çıktı. Anarşist planlama modeli sunuldu, tartışıldı. Şu andaki modelin bugüne kadar işe yarayageldiği için bir model haline geldiği hatırlatıldı.

Gazetenin ulaştığı ve beraber çalıştığı insan ağı genişletilmeli mi? Sıhhiye köprüsünün öteki yakasındakiler, kamusal alanı terk etmiş, evlerine çekilmiş insanlar ve gençlere ulaşmak için aktif çaba harcama konusu uzunca tartışıldı. Benzerlerin yerinde ve kendi içinde örgütlenmesi ve farklı benzerlerin birbiriyle yatay ilişkiler kurmasının daha anlamlı olacağını söyleyenler oldu. Evine çekilmişleri üretim sürecine katmak için dijital mecraların kullanılabileceği belirtildi.

Var olan insan ağını aktifleştirmek için neler yapmalı? Dosya haberlerinin ve sürekli etkileşimi mümkün kılan aktif haber planlama süreçlerinin - bir çeşit angajman editörlüğü sisteminin- çözüm olabileceği söylendi. Yüz yüze birlikteliği arttıracak haftalık Solfasol buluşmalarının ve aylık editoryal “haber odası” buluşmalarının çözüm olabileceği konuşuldu.

İkinci Oturum: İçerik Üretimi için Dijital Çözümler

Solfasol’ün güncel bir web sitesinin olmaması en büyük sorunlardan biri. Daha önce yapılan denemeler güncel ve sık kullanılan bir site yaratmakta başarısız olmuş durumda. Bu konunun çözümü için hem tasarımı hem güncellemesi hem de kullanımı daha basit bir çözüm yaratılmasına karar verildi.

Dijital çözümler açısından sadece basılı Solfasol’de yer alan yazıların dijitalde paylaşılabilir olmasının bile gazetenin okunurluğunu ve görünürlüğünü arttıracağı belirtildi. Ayrıca içerik oluşturma süreçlerinde dijital mecralardan yapılacak çağrıların etkili olacağı söylendi. Basılı gazeteye sığmayan ya da basılı gazeteden taşan içeriklerin dijital mecralardan paylaşılabileceği konuşuldu. Dijital alanın; gündem takibi, okurlar ve takipçilerle etkileşim ve sürekli bir üretim hali yaratma potansiyelinin görünürlük ve bilinirliği arttırarak birçok başka soruna çare olacağı söylendi.

Gazete Solfasol’ün dijital alanda daha görünür olması var olan sosyal medya kanallarını sadece birer duyuru kanalı olarak değil aktif etkileşim alanı olarak kullanmasının önemine değinildi. Güncel içeriklerin ve aylık döngü haricinde, anlık gelişmelere dair paylaşımlar için dijital mecraların ve araçların nasıl kullanılabileceğine dair örnekler aktarıldı.

Üçüncü Oturum: Solfasol ve Ekonomik Sürdürülebilirlik

Gazete Solfasol’ün abonelikler haricinde bir gelir kaynağı yok. Tişört satışları ya da nadir reklam gelirleri matbaa borcunu azaltmak konusunda kalıcı çözüm olamıyor. Var olan matbaa borcu azımsanmayacak bir noktaya gelmiş durumda olduğu için ve basım ve posta masrafları aylık düzenli bir gider kalemi oluşturmaya devam ettiği için, üçüncü oturumda ne tip kalıcı ekonomik sürdürülebilirlik çözümleri bulunabileceği tartışıldı.

Solfasol’e kaynak yaratmak için dışarıdan sağlanacak fonlar yerine, gönüllülerinin sahip olduğu bilgi ve yeteneklerin fon yaratmak için kullanılması konusunda uzlaşıldı. Örneğin Ankara Gezileri düzenlenmesi ve bu gezilerin elçilikler, konferans katılımcıları gibi özel gruplara yönelik olarak yapılması bir kaynak yaratabilir dendi. Aynı şekilde Ankara’nın gezgin gözüyle ya da bir Ankara sakini gibi tecrübe edilebilmesini sağlayacak bir şehir haritasının önemli bir kaynak yaratabileceği konuşuldu. Abonelik ücretlerinin takibi ve aksamadan toplanılabilmesi için FonZip gibi kuruluşlarla çalışılabileceği, bu konuda görüşmelerin sürdüğü belirtildi. Destekçi abone kazanmak için yaratıcı video çağrılarının hazırlanabileceği dile getirildi.

Dördüncü Oturum: Solfasol ve Ekip içi Sorunlar/Çözümler

Gazete Solfasol 5 yıldır düzenli olarak basılıyor. İşlerin büyük kısmı yaklaşık 200 kişinin dahil olduğu bir e-posta grubu üzerinden hallediliyor ve pek tabii ki bazı problemlerle karşılaşılıyor. Solfasolcülerin iç iletişimlerinde sorun yaşadığı alanlardan bazıları şunlar:


Kadın-erkek dinamiği: Solfasol'da aktif kadınların sayısı az. Sesi en çok duyulanlar ve Solfasol ile ilgili meselelerde kavga çıkartanlar genelde erkekler. Bunun degişmesinin bütün dinamikleri ve sorunları değiştirebileceği konuşuldu.


Eski-yeni dinamiği: Solfasol'e ilk gününden beri emek verenlerin bilgisi ve alışkanlıklarının yeni katılanlar üzerinde, iste(n)meden de olsa çekingenlik yarattığı ve aktif katılımı engellediği konuşuldu. 
 

Çalışan-pasif üye dinamiği: Solfasol e-posta listesinde 200’e yakın kişi olmasına rağmen çoğunluğun, üretime aktif katılım bir yana, dile getirilen konularla ilgili herhangi bir fikir belirtmemesi ya da belirtmemeyi tercih etmesinin nedenleri üzerine konuşuldu.

Bu ikilikleri aşmak için yeni ya da pasif Solfasolcüleri sürece katmakta rol oynayacak bir “oryantasyon” hazırlamanın, ki bu bir video şeklinde de  olabilir dendi, faydalı olabileceği tartışıldı. Ayrıca aktif çalışanların sadece deneyimlerine değil Solfasol için 5 yıldır sürekli olarak gönüllülük yapabilmelerini sağlayan özellikleri ve hikâyelerinin paylaşılacağı videolar hazırlanmasının anlamlı olabileceği söylendi. Önceki oturumlarda konuşulan yüz yüze toplantıların sürekliliğinin de bu çerçevede önemli olduğu belirtildi.

All Posts
×

Almost done…

We just sent you an email. Please click the link in the email to confirm your subscription!

OKSubscriptions powered by Strikingly